15 Şubat 2012 Çarşamba

Karlı kayın ormanındaydık… Taş yolda..

Çok kar yağdı bu yıl. Çile çektik hep beraber. Yollarda kaldık, sinirlendik, küfrettik. Mahsur kaldık. Düştük ve bazen de sakatlandık. Sıcak evinden çıkmak zorunda olmayanlar kar yağışının romantizmini izlerken her akşam, sabahın kör bir saatinde işe gitmek zorunda kalanlar yağan kara büyük bir hüzünle baktı. Bir kış daha böylesine geçti ve gitmek üzere.. Peki biz ne yaptık…

Yaban Adımlar grubu olarak, “Kar yağışı iyidir” sloganıyla yola çıkmaya karar verdik. “Hadi dağlara çıkıp bakalım kar insanı ne kadar keyiflendirecekmiş, yerinde görelim” dedik ve peşimize takılan 32 kişi ile attık kendimizi karlı dağların kucağına…

İlk uğrak yerimiz her zamanki gibi Ballıkayalar tabiat parkı.. Masalara hazırlanmış tabaklarımıza uzanırken diğer yandan yanan odun sobasında kızarmış ekmekleri hazırlıyoruz. Ortam o kadar sıcak ki. Kendi evimizdeyiz sanki…

Kahvaltıdan sonra, gölet etrafında biraz dolaşıp, güzelliklere dalıyoruz kısa bir an için..

Foroğraflar çekip, yoğun geçecek güne hazırlanıyoruz…

Her gelişimizde bizi karşılayan, giderken de uğurlayan bölgenin şirin köpeğini gene hüzünlü bırakıp yola koyuluyoruz..

Yaklaşık yarım saatlik araçla yol aldıktan sonra, araçlardan iner inmez yollardayız. Başlangıçta bizden önce yolu kullanan bir traktörün açtığı izleri takip ederek başlıyoruz yürüyüşe, kayın ormanından geçen taşyoldan. Yürüdüğümüz yol, çok eski çağlardan kalmış taş yol. Yaklaşık altı kilometrelik bir yürüyüş güzergahımız var..

Kayın ormanından göknar ormanına uzanıyoruz, soluduğumuz temiz havayı ciğerlerimizin en ücra köşelerinde hissederek…

Doğa, fotoğrafımı çekin dercesine muhteşem pozlar veriyor…

Takip ettiğimiz yoldaki araç izleri bitiyor. Araç başka yoldan devam etmiş. Sırayla yol açarak ilerliyoruz, diz boyu kar olan yolda..

Öncüleri arada değiştirerek, yol açarak devam ediyoruz…

Sonlara doğru yol görünmüyor ama biliyoruz karın altından geçen taş yolun varlığını. Yol kenarında bu mevsimde kendini gösteren kardelenlerin de olması gerektiğini biliyoruz ama kar o kadar çok yağmış ki, kardelenler kar üstüne çıkamamış…

Bitiş noktasına ulaştığımızda araca binmek istemiyoruz, kar üstünde yürümek ve ıslanmak mutlu etmiş sanki.. Ama temiz hava acıktırmış. “Hadi sucuk zamanı” der demez. Araçlara binip sucuk pişireceğimiz yere doğru hareket ediyoruz. Grup kalabalık olunca, açlıkta bastırınca sucuk pişirme ve yeme anını fotoğraflarla belgeleyemiyoruz.. Hayal edin artık.. J

Yürüyüş bitiminde Ballıkayalar’a uğruyoruz Hem çay içelim hem de günün kritiğini yapalım diye. Çaylarımzı içtikten sonra ateş başında günün değerlendirmesini yaparak bir günü daha bitiriyoruz. Hep beraber diyoruz… “Kar iyidir, yağsın…” Karda zordur yürümek evet ama her şeyin güzel bir tarafı da vardır. Görmek istersen…

Haftaya başka faaliyetlerde…











1 yorum:

Pabuç dedi ki...

bu kadar güzel faaliyetlre imza atan kişilerin sitesi çok daha fazla kişi tarafından takibe alınmalı..Acilen bu konuda bir şeyler yapılmalı diye düşünüyorum :)